Balı niçin pişirmemelisiniz?
Bal, uzun zamandır birçok kültürde ilaç olarak kullanılır. Çeşitli yöresel balların farklı faydalarıyla öne çıkarılmasının yanında Ayurvedik uygulayıcıları tarafından da özel bir değer kazanmıştır. Bölgesel otlar veya çiçeklerle üretilen balın, arı tarafından hasat edilen polenlerin nitelikleri üzerinde etkili olacağına inanılmaktadır. Doğal şifa etkileri balın ham halinden elde edilir ve kimyasallarını ısıtmak veya aşırı ısıtmak suretiyle bozmak, bileşenlerini tamamen değiştirerek sağlık açısından tehlikelere yol açabilir. Isı kaliteyi bozar ve bal enzimlerini, besin maddelerini kaybeder. Isıtılmış bal aslında vücutta kötü etkiler yaratabilir ve hatta ölümcül olabilir.
Balın 40 dereceye kadar ısıtmak, tadının da acımasına sebep olan bazı kimyasal reaksiyonlar oluşturur. Ayurveda'ya göre bal, pişirildiğinde şifasal değerini kaybeder. Moleküller, sindirim sistemindeki mukoza zarlarına yapışma eğilimindedir ve ayrıca, sindirilmemiş gıda adı verilen toksinler üretir. Tıkanıklığa, kilo alımına, solunum hastalıklarına, cilt rahatsızlıklarına, sindirim sorunlarına ve kan şekeri dengesizliklerine sebep olabilir. Balın pastörize edilmesi şeker hastaları için sorun yaratabilen glisemik indeksin artmasına da neden olabilir.
Doğanın sunduğu her besin, kendi yollarıyla şifa sunar ve bunu bozmamanın en iyi yolu onu olabilecek en doğal şekilde tüketmektir. Balın yararlı olabilmesi hatta zararlı olmaması için, ısıtmaktan kaçınmalı ve balınızı güneş ışığından uzak, gölge ve serin bir yerde saklamalısınız.


