
Kediler, köpeklerden farklı olarak duygularını açıkça belli etmeyen canlılardır. Bir köpek kuyruk sallayarak, sevinçle zıplayarak duygularını hemen gösterebilirken; kediler hislerini daha ince işaretlerle anlatır. Onları anlamak için iyi bir gözlemci olmak gerekir.

Bazı kediler kısa süreli sevgi gösterilerinden hoşlanır. Başlarının ya da çenelerinin okşanması onları mutlu eder. Ancak bu temas uzun sürerse, özellikle vücutlarının belli bölgelerinde fazla dokunulduğunda rahatsız olabilirler. Bu duruma “okşama kaynaklı agresyon” denir. Yani kısacası kedinizin “Artık bu kadar sevilmek yeter!” deme şeklidir.

Her ısırık bir öfke göstergesi değildir. Bazı kediler, tıpkı yavruluk dönemlerinde kardeşleriyle oynarken yaptıkları gibi, hafifçe ısırarak sevgilerini gösterirler. Buna “sevgi ısırığı” denir. Bu ısırıklar genellikle acıtmaz ve kedi aslında sizinle bağ kurmak ister. Ama eğer ısırık can yakacak kadar sertse, hatta tırmalama da eşlik ediyorsa, bu durum kedinizin huzursuz, stresli veya korkmuş olduğunu gösterebilir. Bu tür davranışlarda kedi, kendini koruma içgüdüsüyle tepki verir.

Kediler konuşamaz ama beden dilleriyle birçok şey anlatır. Örneğin kuyruğunu hızlı hızlı sallıyorsa, gerildiğini gösterir. Eğer kulaklarını geriye doğru yatırıyorsa, rahatsızdır. Birden donup kalıyorsa ise ısırmak üzere olabilir. Bu işaretlerden birini fark ettiğinizde, onu sevmeyi bırakıp biraz uzaklaşmak gerekir. Böylece kediniz kendini daha güvende hisseder. Aksi takdirde kendini köşeye sıkışmış hissedip ısırabilir.

Kediler doğaları gereği bağımsız canlılardır. Kiminle, ne kadar yakın temas kuracaklarına kendileri karar verirler. Bu yüzden onların sınırlarına saygı göstermek gerekir. Kediniz sizi ısırdığında ona bağırmak ya da ceza vermek doğru olmaz. Doğru olan davranış, elinizi yavaşça çekmek ve ona biraz alan tanımak. Kediniz sakinleştiğinde yanınıza kendi isteğiyle geri gelir.
