resim

Günümüzde yaban hayvanlarının yaşam alanları giderek daralıyor. Bu durum hem ekosistem dengesi hem de insan yaşamı üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. Örneğin otoyollar ve diğer ulaşım ağlarının yaban hayvanlarının göç yollarını kesmesi, trafikte insan ve yaban hayvanları için hayati risklerin yaşandığı kazalara neden olabiliyor. Özellikle geyik, domuz, ayı gibi büyük memelilerle yaşanan çarpışmalar insanlarda ve hayvanlarda yaralanma ve can kayıplarına yol açıyor. Bu soruna çözüm olarak geliştirilen ekolojik köprüler, yaban hayatının güvenli geçişini mümkün kılarak doğanın korunmasına ve insan güvenliğinin artırılmasına katkı sağlıyor.

Bu köprüler, araç trafiğini düzenlemenin yanı sıra biyolojik çeşitliliği destekleyen ve ekosistem sürekliliğini sağlayan işlevsel geçitlerdir. Ekolojik köprüler sayesinde yaban hayvanları otoyol ve demiryolları gibi yapılar tarafından engellenmeden, güvenli ve konforlu bir şekilde hareket edebiliyor.

Ekolojik köprüler, aralarında Kanada, ABD, Singapur, Almanya, Hollanda ve Avusturya’nın da bulunduğu bazı ülkelerde yaygın olarak kullanılıyor. Bu ülkelerde, doğal yaşamın korunması ve trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla çok sayıda ekolojik köprü inşa edilmiş. Örneğin Hollanda genelinde 600’ün üzerinde ekolojik köprü ve tünel bulunuyor. Kanada’nın Banff Ulusal Parkı’nda ise otoyollar üzerine yapılan köprüler sayesinde hayvan-araç çarpışmaları %80 oranında azalmış. Ülkemizde ise hâlen sekiz ekolojik köprü bulunuyor ve 15 ekolojik köprünün yapımı planlanıyor.

Ekolojik köprüler doğanın korunması ve insan güvenliğinin sağlanması açısından vazgeçilmez yapılar. Sürdürülebilir bir gelecek için bu tür yapıların yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor.