Kolajen üretimi, 25 yaşından itibaren yılda yaklaşık yüzde 1 oranında azalmaktadır. Bu fizyolojik düşüş; cilt gevşemesi, eklem ağrıları ve yavaş yara iyileşmesi gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
Bunun yanı sıra, mevcut kolajen liflerinin yapısında da değişiklikler meydana gelebilir; lifler zamanla daha düzensiz bir hâl alabilir ve esnekliklerini kaybedebilir. Bu değişimlerin hızı ve derecesi kişiden kişiye farklılık gösterir. Genetik özellikler, beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı, sigara kullanımı, güneş ışınlarına maruz kalma ve diğer çevresel faktörler bu süreci etkileyebilir.
Menopoz sonrası dönemde östrojen düzeylerindeki azalma, kolajen üretimindeki düşüşün hızlanmasına katkıda bulunabilir. Bu nedenle bu dönemde yeterli protein, vitamin ve mineral alımına özen göstermek, bağ dokusu ve cilt sağlığının desteklenmesi açısından önem taşır.
Hasta perspektifi: Yaygın yanılgılar ve gerçekler
"Kolajen takviyesi yeterli, beslenmeyle uğraşmaya gerek yok. "(Yaygın yanılgı)
Oral kolajen takviyeleri sindirim sürecinde amino asitlere parçalanır; vücudun bu amino asitleri doğrudan kolajen sentezine yönlendirmesi için yine C vitamini ve çinko gibi kofaktörlere ihtiyaç duyulur. (Gerçek)
"Kolajen sadece cilt sağlığı için önemlidir.”(Yaygın yanılgı)
Kolajen vücuttaki en bol proteindir ve birden fazla doku tipinde kritik işlevler üstlenir. Tip I kolajen ciltte baskınken tip II kolajen eklem kıkırdağında, tip III ise damar ve organ dokularında yer alır. Dolayısıyla kolajen desteği yalnızca estetik kaygılarla değil, eklem, kemik ve kardiyovasküler sağlık açısından da değerlendirilmelidir. (Gerçek)
"Kolajen içeren kremler kolajen sentezini artırır. "(Yaygın yanılgı)
Topikal ürünlerdeki kolajen molekülleri deriye penetre olamaz; bu ürünler yalnızca yüzeysel nem sağlar. (Gerçek)
"Vejetaryen ve vegan beslenenler kolajen sentezi açısından dezavantajlıdır."(Yaygın yanılgı)
Hayvansal ürün tüketilmese de yeterli prolin, glisin, C vitamini, çinko ve bakır alımı bitki temelli kaynaklarla sağlanabilir. Planlı bir beslenme programı ile bu açık kapatılabilir. (Gerçek)
"Ne kadar çok protein yenirse kolajen sentezi o kadar artar. "(Yaygın yanılgı)
Aşırı protein tüketimi kolajen sentezini doğrudan artırmaz; mikrobesin kofaktörlerinin yetersizliği durumunda bu amino asitler kolajen yapımına yönlendirilemez. (Gerçek)
