
Beton, tuğla ya da demir... Bu kelimelerin hiçbirinin onların dünyasında karşılığı yok. Güney Amerika'nın en yüksek noktalarındaki bir gölde yaşayan bu gizemli topluluk, tam 100 tane yüzen adada yüzyıllardır karaya tek bir adım bile atmadan varlıklarını sürdürüyor.

Tarih boyunca dış tehlikelerden korunmak için göl yüzeyine çekilen halk, zamanla su üstünde kendilerine bambaşka ve büyüleyici bir dünya kurmayı başarmış.

MÜHENDİSLERİ KISKANDIRAN MUCİZE: "TOTORA" SAZLARI!
Suda yüzen bu 100 adanın ve üzerindeki tüm yaşamın arkasındaki sır ise doğanın sunduğu tek bir malzemede gizli: Totora sazlığı.

Toprak Yerine Sazlık Tabakası:Yerliler, göl tabanında büyüyen sazlıkların köklerini keserek birbirine bağlıyor ve su üstünde batmayan devasa bloklar oluşturuyor.

Sürekli Yenilenen Bir Zemin:Suyun altında kalan kısımlar çürüdükçe, adalılar her iki haftada bir yüzeye taze sazlar sererek evlerinin altındaki zemini yeniliyor.

Evler, Okullar, Sokaklar...Hepsi Yüzüyor: Adadaki her yapı, hatta çocukların gittiği okullar bile sadece bu sazlar örülerek inşa ediliyor.

KOMŞUSUNA KIZAN ADASINI ÇEKİP BAŞKA YERE GİDİYOR!
Bu 100 yüzen adanın en akılalmaz özelliği ise hiçbirinin sabit olmaması. Gölün dibine özel kazıklar ve halatlarla demirlenen adalar, istendiği an hareket ettirilebiliyor. Komşularıyla anlaşamayan ya da daha sakin bir yer arayan adalılar, halatları kesip adalarını gölün başka bir köşesine kolayca yüzdürebiliyor!

Hiçbir betonarme yapının bulunmadığı, ayakların toprağa değmediği ve yaşamın tamamen suyun ritmine bağlı olduğu bu 100 yüzen adalık mucize, görenleri büyülemeye devam ediyor.

