Arçura – Türk mitolojisinde orman iyesi, ağaçların ve vahşi doğanın koruyucu ruhu, doğanın dengesini temsil eder

Arçura, Türk mitolojisinde ormanların, ağaçların ve yaban hayatının koruyucusu olandoğa ruhudur. En çok Sibirya ve Altay Türklerinin inançlarında görülür. İsmiarçın (orman) veçura (ruh) kelimelerinden türemiştir.


Kimi anlatılarda erkek, kimi zaman kadın olarak görünür; ancak her zamanormanla bir bütünhalindedir. Uzun sakallı, yosunlarla kaplı, gözleri ağaç kabuğu gibi bakan bir varlık olarak tasvir edilir.


Arçura, insanlara yardım da eder, zarar da verir. Ormanda yolunu kaybeden birine rehberlik edebilir ama ormanı kirleten, izinsiz ağaç kesen kişileri cezalandırır. Bu yönüyle Arçura, doğayla insan arasındakutsal bir dengeyitemsil eder. O, yalnızca ağaçların değil, kuşların, böceklerin ve rüzgarın da ruhudur. 


Türk mitolojisinde Arçura,ekolojik bilincin mitolojik ifadesigibidir. Doğa ile uyumun, saygının ve sınır bilincinin sembolüdür.


Bazı söylencelerde Arçura, ormanda kaybolanlara görünür. Onu takip eden kişi ya ebediyen kaybolur ya da doğanın dilini öğrenir. Şamanlar Arçura’yı görmenin, doğanın sırrına ermek anlamına geldiğine inanırlardı. 


Arçura’nın öfkesi doğa felaketleriyle, sevinci ise bereketli ormanlarla anılırdı.

Arçura, Türk mitolojisinde doğanın yaşayan bilincidir. O, ormanda esen rüzgarda, suyun parıltısında, kuşların şarkısında saklıdır. İnsan unuttuğunda, orman fısıldar ve bu fısıltının adı Arçura’dır.