1. Savunma mekanizmaları atlardan çok farklı şekilde evrimleşti
Zebralar, at ve eşek gibi atgiller ailesine (Equidae) dâhil olmalarına rağmen; evcilleştirilmeleri, evrimsel geçmişleri nedeniyle zor. Zebralar atadan yaklaşık 4-4,7 milyon yıl önce ayrıldılar ve Afrika savanalarının zorlu doğasında, aslanlar, çitalar, sırtlanlar gibi birçok büyük hayvanî tehditle başa çıkmak zorunda kaldı. Bu ortam, zebraların hayatta kalabilmesi için son derece tetikte, her an kaçmaya veya saldırıya hazır bir yapıya evrilmesine neden oldu. Bu nedenle, zebraların “sakin, insana uyumlu ve eğitilebilir” olmaktan ziyade “anlık tepkili, korkutucu ve korumacı” doğaları baskın oldu. Bu doğuştan gelen refleksler, evcilleştirme çalışmalarının baştan başarısız olmasına yol açtı.
2. Sert karaktere sahipler

Zebralar neden evcilleştirilemedi sorusunun birçok yanıtı var. Zebralar atlara kıyasla çok daha agresif ve kontrol edilemez doğaya sahip. Tehlike hissettiklerinde ya kaçar ya da güçlü bir savunma yaparlar. Güçlü tekmeleri ya da ısırmaları ile kendilerini korumaktan çekinmezler, kimi zaman aslan gibi avcılara zarar verecek kadar etkili olabilirler.
Bu davranış biçimi, eğitim ve evcilleştirme sürecini hem tehlikeli hem de tutarsız hale getiriyor. Bazı bireyler “uyumlu” olsun diye eğitilse de, doğalarındaki vahşi içgüdü hiçbir zaman tamamen yok olmuyor; bu da evcilleştirmeyi pratik değil, riskli kılıyor.
3. Sosyal yapıları gereği hiyerarşi sorunu yaşıyorlar

Evcil hayvan olabilecek türler için sosyal yapı ve hiyerarşi önemli bir kırılma noktası. Örneğin atlar sürüler hâlinde yaşayan, belirli bir düzen ve liderlik yapısı olan hayvanlardır; bu da insanların grupta “lider” konumunu benimseyerek grubu yönlendirmesini kolaylaştırır.
Zebralar ise atlar kadar açık bir hiyerarşik düzen içinde yaşamazlar ya da insanlar için “lider” rolü üstlenmeye uygun bir yapıları yoktur. Bu durum, insanların zebraları “sürüye entegre etmesi”, onları kontrol etmesi ya da eğitmesi sürecini zorlaştırır.
4. Strese girdiklerinde kalp-kas sistemleri zarar görüyor

Araştırmalar, evcilleştirilebilecek hayvanların sadece davranışlarına değil fizyolojilerine de uygun olması gerektiğini gösteriyor. Özellikle bir olgu var ki: Capture myopathy (yakalama ve stres sonrası kas/kalp zararı). Yapılan karşılaştırmalı analizlere göre zebralar, bu duruma karşı oldukça hassas: Yüksek stres, yakalanma vb. durumlarda kalp-kas sistemi zarar görebiliyor.
Bu hassasiyet, zebraların insanların baskısı altında uzun vadeli evcilleştirme sürecine girmesini doğal olarak güçleştiriyor; at ve eşek gibi hayvanların adaptasyon gösterdiği bu baskı, zebralar için ölümcül veya sürdürülemez olabiliyor. Bu durum “fizyolojik engel” olarak kritik bir etken.
5. Binek veya yük hayvanı olmaya uygun değiller

Zebralar dışarıdan atlara benzeseler de omurga yapısı, kas dağılımı ve vücut dengesi açısından binek ya da yük hayvanı olacak kadar ideal değiller. Onların sırtları, uzun mesafeli taşıma veya yük altında çalışma için atlar kadar sağlam ve ergonomik değil. Dolayısıyla, insanlarla işbirliği yapmaları, insan taşıma, yük taşıma, tarım vb. işler için onları kullanmak hem hayvan hem insan açısından pratik değil. Bu fizyolojik/yapısal dezavantaj, evcilleştirme ihtiyacını ortadan kaldırabilir.
